Pokémon Post Walker

Daha kaliteli hizmet için lütfen üye olun.
Atatürk ve Sanat  3d_pichu
TURNUVA HAFTAYA ERTELENMİŞTİR.

Tarıyıcı

Ortaklar

bedava forum

Mayıs 2019

PtsiSalıÇarş.Perş.CumaC.tesiPaz
  12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031  

Takvim Takvim


    ****** ve Sanat

    Uluç.
    Uluç.
    Admin
    Admin

    Mesaj Sayısı : 149
    Kayıt tarihi : 05/11/10
    Nerden : İstanbul/Beşiktaş

    Atatürk ve Sanat  Empty ****** ve Sanat

    Mesaj tarafından Uluç. Bir Paz Kas. 07, 2010 7:03 pm

    ****** ve Sanat

    ****** ve sanat ilişkisini daha iyi değerlendirebilmemiz için, önderin yaşamından, konuyla ilgili anekdotların anımsanmasında yarar var…
    Bunlardan ilki Mustafa Kemal’in Sofya’da Bulgar Ulusal Operası’nda Carmen’i izlemesidir.
    Mustafa Kemal, Osmanlı İmparatorluğu döneminde Sofya ataşemiliteri olarak görevlidir.
    Davetli olduğu Carmen’in galasında, zaman zaman durgunlaşarak yapıtı izlemiş ve operanın bitiminde, perdenin en az yirmi kez açılıp kapanmasını, sahneye çiçekler taşınmasını, izleyicinin coşkun alkışlarını, artistlerin sevincini hayranlıkla gözlemlemiştir. Ancak, yüzündeki burukluğun ayırtına varan Varna Türk Milletvekili Şakir Zümre’ye eğilip şunları söylemekten de geri durmamıştır:
    “Balkan Savaşı’nda yenik düşmemizin nedenini şimdi daha iyi anlıyorum. Ben Bulgarları çiftçi halk olarak biliyordum. Oysa adamların operaları bile var… Sanatçıları, müzisyenleri, dekoratörleri, hepsi var. Hepsi de eğitimli… Şu opera binalarına bak!”
    Kokteyl sonrası Mustafa Kemal ve Şakir Zümre Splendid Palas’a gidiyorlar. Yol boyunca hiç konuşmuyor Mustafa Kemal… Durgunluğu sürüyor.. Ve odalarına çekiliyorlar…
    Aradan birkaç dakika geçiyor geçmiyor Şakir Zümre odasının kapısında Mustafa Kemal’i görüyor…
    “Uyku tutmadı, biraz konuşalım diye geldim” diyor Gazi heyecanlı bir görünümle…
    “Ne kadar müthiş bir olaydı..” diye ekliyor… “Çok sesli müzik, çağın gereğidir… Bulgarlar bunu başarmış..Bizim ülkemizde de operaya kavuşacağımız günleri görebilecek miyiz acaba?”
    * * *

    Son devrin hat üstatlarından Macit Ayral’ın başından geçen olay da beni derinden etkiledi. Bu olayı Ocak l988’de yayımlanan ****** Kültür Merkezi Dergisi’nin l0 uncu sayısından aktaralım:
    “Çanakkale Savaşları’nın sürdüğü günlerde Macit Ayral Çanakkale’de asker olarak bulunmaktadır. Savaş derince kazılmış çukurlarda sürerken Macit Ayral sıtmaya yakalanır.
    Sıtma nöbetinin gelmediği zamanlarda güzel yazı örnekleri hazırlamakta ve bunları da moral olsun diye siperlerin duvarlarına asmaktadır üstat… Mustafa Kemal bir gün siperleri gezerken bu güzel yazı örneklerini görür ve “Bunları yazan kimdir?” diye sorar. Macit Ayral bir adım öne çıkarak
    “Ben…” der.
    Mustafa Kemal hemen yanındakilere dönerek aynen şöyle söyler:
    “Bunların hepsi de sanat eseri… Ülkeler böyle sanatçıları kolay yetiştiremez… Böyle bir sanatçının burada ne işi var? Kendisini yarın terhis edip memleketine göndereceksiniz…
    O eller silah değil kalem tutarsa daha yararlı olur ülkemiz için…”

    * * *

    14 Ekim 1925’te İzmir Kız Öğretmen Okulu’nda
    öğrencilerin "Hayatta müzik gerekli midir?’’ sorusuna verdiği ironik yanıt, sanatla ilişkisi bağlamında çok iyi bir örnektir:
    "Hayatta müzik gerekli değildir. Çünkü hayat müziktir. Müzikle ilgisi olmayan mahlukat insan değildir. Eğer söz konusu olan hayat insan hayatı ise, müzik behemehal vardır. Müziksiz hayat zaten mevcut olamaz.”

    * * *

    Mustafa Kemal’in Muhsin Ertuğrul’la ilgili olayı da yazılmaya değer. Özellikle bu günlerde, sanat kurumlarında yönetici konumunda olanların kulağına küpe olacak önemli bir dersi de içermektedir çünkü.
    Muhsin Ertuğrul, bugünkü adıyla İstanbul Şehir Tiyatroları’nın Genel sanat yönetmenidir.
    Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal ****** de Dolmabahçe’de kalmaktadır o günlerde…
    Bir gece Gazi’nin oyun izlemeye geleceği duyurulur Muhsin Ertuğrul’a…
    Herkes telaş içindedir… Çünkü oyunun başlama saati gelmiştir ancak Mustafa Kemal gecikmiştir…
    Ne olacaktır şimdi?
    Muhsin Ertuğrul tam saatinde başlatır oyunu …
    Bir süre sonra Gazi gelir…
    Yanındakiler korkarak oyunun başlatıldığını haber verirler Gazi’ye…
    “Ya, öyle mi? Bitimde görüşürüz Muhsin Ertuğrul’la..”
    der ve locaya girip oyunu izler…
    Oyunun bitiminde beğeniyle alkışlamaktadır aktörleri…
    Muhsin Ertuğrul girer Gazi’nin yanına.
    Gazi ayağa kalkar:
    “Sizi kutlarım..” der. “İşinizle ilgili ciddiyetiniz, ülkenin gelişimini ciddiye aldığınızı da gösterir. Biz geç geldik… Oysa böyle bir kurum perdesini zamanında açmak zorundadır. Görevinizi yaptığınız için özellikle kutlarım sizi..”
    Muhsin Ertuğrul’a böyle söylediği için kimse şaşırmamalı…
    Çünkü daha ileriki yıllarda yanındaki yönetici takımını “Efendiler! Bakan, Başbakan hatta Cumhurbaşkanı olabilirsiniz… Ancak sanatçı olamazsınız!” diye uyaracak kadar yanında olacaktır sanatçının ve sanatın…


    _________________
    Atatürk ve Sanat  Ani151MSAtatürk ve Sanat  Ani040MSAtatürk ve Sanat  Ani016MSAtatürk ve Sanat  Ani005MSAtatürk ve Sanat  Ani415MSAtatürk ve Sanat  Ani187MS
    Crash
    Crash
    Admin
    Admin

    Mesaj Sayısı : 499
    Kayıt tarihi : 04/11/10

    Atatürk ve Sanat  Empty Geri: ****** ve Sanat

    Mesaj tarafından Crash Bir Paz Kas. 07, 2010 7:11 pm

    Atamın düşünmediği şey mi vardı ki?Bir daha dünyaya böyle adam geleceğini sanmıyorum. No


    _________________
    Atatürk ve Sanat  Crash_Screen_Saver_by_RaymanFrenzy
    Uluç.
    Uluç.
    Admin
    Admin

    Mesaj Sayısı : 149
    Kayıt tarihi : 05/11/10
    Nerden : İstanbul/Beşiktaş

    Atatürk ve Sanat  Empty Geri: ****** ve Sanat

    Mesaj tarafından Uluç. Bir Paz Kas. 07, 2010 7:24 pm

    Gelir ama başka milletler için... Crying or Very sad


    _________________
    Atatürk ve Sanat  Ani151MSAtatürk ve Sanat  Ani040MSAtatürk ve Sanat  Ani016MSAtatürk ve Sanat  Ani005MSAtatürk ve Sanat  Ani415MSAtatürk ve Sanat  Ani187MS

      Forum Saati Ptsi Mayıs 20, 2019 5:49 pm